- Gençlerimizin
bugün içinde bulundukları bunalım ve boşluk, daha çok geçmişi ve
mensup oldukları milletin büyüklüğünü bilmemekten ileri
gelmektedir... Yanlış hükümler bir çoklarında bir aşağılık
duygusu meydana getirmiştir... Bundan kurtulmak için
milletimizin yüksek vasıflarını bilmeye, bundan kuvvet almaya
ihtiyaç vardır!..
BİZ TÜRK'ÜZ!..Her
manasıyla TÜRK'üz!.. İşte o kadar!.. Bize İYİ MÜSLÜMAN olmak
yeter!..
ASYA için, AVRUPA için bizim kanunumuz aynıdır:
TAM BAĞIMSIZLIĞIMIZI KORUMAK!.. HER ŞEYİ TÜRK CEPHESİNDEN
DEĞERLENDİRMEK!.. Bu, GERÇEKÇİ GÖRÜŞ'tür. (1921)
- Ortak MİLLİ
FİKRİN, AHLÂKIN, DUYGUNUN, HEYECANIN, HATIRA VE GELENEKLERİN
kişilerde meydana gelmesini ve KÖKLEŞMESİNİ SAĞLAYAN ORTAK
GEÇMİŞ'in, birlikte yapılan TARİH'in, vicdanları ve zihinleri
doğrudan doğruya birleştiren ortak DİL'in, milletlerin meydana
gelmesinde EN ÖNEMLİ ETKENLER olduğunu kaydettikten sonra;
MİLLET hakkında ikinci derece unsurları dikkate almayarak,
mümkün olduğu kadar her millete uyabilecek bir tarifi ele
alalım.
- Bugünkü TÜRK
MİLLETİ SİYASİ ve İÇTİMAİ CAMİASI İÇİNDE kendilerine KÜRTLÜK
fikri, ÇERKESLİK fikri ve hatta LAZLIK FİKRİ veya Boşnaklık
fikri propaganda edilmek istenmiş vatandaş ve milletdaşlarımız
vardır... Bu yanlış adlandırmalar, bir kaç DÜŞMAN ALETİ GERİCİ
BEYİNSİZLER'den başka hiç bir millet ferdi üzerinde
kederlendirmekten başka bir tesir doğurmamıştır!.. Çünkü bu
millet fertleri de tüm TÜRK TOPLUMU gibi aynı ORTAK GEÇMİŞ'e,
TARİH'e, AHLÂK'a, HUKUK'a sahip bulunuyorlar.
BU MEMLEKET
tarihte TÜRK'TÜ, halen de TÜRK'TÜR, ve ebediyyen TÜRK
KALACAKTIR! (16.3.23 Adana)
TÜRK MİLLETİ!.. Sen ANADOLU
denilen yurda sonradan gelme değil; ilk yerleşip medeniyet
kuranların çocuklarısın!..
Milletim TÜRK, vatanım
TÜRKİYE, ülküm TÜRKLÜK'tür!..
Asla şüphem yoktur ki,
TÜRKLÜĞÜN unutulmuş BÜYÜK MEDENİ VASFI ve MEDENİ KAABİLİYETİ
âtinin yükselen medeniyet ufkunda bir GÜNEŞ GİBİ DOĞACAKTIR!..
(3) Bu söylediklerim hakikat olduğu gün, senden ve bütün
medeni beşeriyetten dileğim şudur: BENİ HATIRLAYINIZ!..
(29.10.33)
- NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE!.. (4) (29.10.33)
- Haritada TÜRKİYE üstüne abanmış bir blok var (Rusya),
görüyor musun?.. İşte o ağırlık benim omuzlarım üzerindedir...
Omuzlarım üstünde olduğu içindir ki, ben konuşamam,
konuşamam!..
- Düşün bir kere: OSMANLI İMPARATORLUĞU ne
oldu?.. Avusturya-Macaristan İmparatorluğu ne oldu?.. Dünyayı
ürküten Almanya'dan ne kaldı?..
- Demek oluyor ki, HİÇ
BİR ŞEY SÜR-GİT DEĞİLDİR... Bugün ölümsüz gibi görünen nice
güçlerden ileride belki pek az bir şey kalacaktır... Devletler
ve milletler bu idrakin içinde olmalıdırlar!.. (5)
-
Bugün Sovyet Rusya dostumuzdur, komşumuzdur. Bu dostluğa
ihtiyacımız var... Fakat yarın ne olacağını kimse
kestiremez... Tıpkı OSMANLI İmparatorluğu gibi
parçalanabilir... Bugün elinde sımsıkı tuttuğu milletler
ellerinden kaçabilirler... Dünya yeniden bir dengeye ulaşır.
- O zaman TÜRKİYE ne yapacağını bilmelidir!..
- Bugün
bizim bu dostumuzun yönetiminde DİL bir, İNANÇ bir, ÖZ BİR
KARDEŞLERİMİZ VARDIR... ONLARA SAHİP ÇIKMAYA, onları
arkalamaya HAZIR OLMALIYIZ!..
- Hazır olmak yalnız o
günü susup beklemek değildir. Hazırlanmak lâzımdır.
-
Milletler buna nasıl hazırlanır?.. MANEVİ KÖPRÜLER'i sağlam
tutarak!.. DİL bir köprüdür, İNANÇ bir köprüdür, TARİH bir
KÖPRÜDÜR!..
- KÖKLERİMİZE İNMELİ ve olayların böldüğü
tarihimizin içinde BÜTÜNLEŞMELİYİZ.
- Bu dünya-yı
beşeriyyette asgari 100 milyonu mütecaviz nüfustan mürekkep
bir TÜRK millet-i azimesi vardır... (6) Ve bu milletin saha-yı
arzdaki vüs'ati nisbetinde, saha-yı tarihte de bir derinliği
vardır.
- Bugün biz bu kitlelerden, DİL bakımından,
GELENEK, GÖRENEK, TARİH bakımından kopmuş, ayrılmış, çok
uzaklara düşmüşüz... TÜRKÇE'MİZ bile BATI TÜRKÇESİ!.. Demek ki
bir de DOĞU TÜRKÇESİ var... Bizim kullandığımız mı doğru,
onların kullandıkları mı?..
- Bunun hesabını yapmakta
fayda yoktur. Onların bize yakınlaşmasını bekleyemeyiz!..
BİZİM ONLARA YAKLAŞMAMIZ GEREKLİ... TARİH bağı kurmamız
lâzım... FOLKLOR bağı kurmamız lâzım... TÜRKOLOJİ alanında
merhaleler aşmamız lâzım!..
- KİM YAPACAK BUNLARI?..
Elbette BİZ!.. Nasıl yapacağız?.. İşte görüyorsunuz: DİL
encümenleri, TARİH encümenleri kuruluyor... Dilimizi onun
diline yaklaştırmaya, böylece birbirimizi daha kolay anlar
hale getirmeye çalışıyoruz... Tarihimizi ona yaklaştırmaya
çalışıyoruz... ORTAK BİR MAZİ idrakine varmak peşindeyiz.(7)
- BUNLAR AÇIKÇA YAPILMAZ!.. Ad konarak yapılmaz... Bunlar
devletlerin ve milletlerin derin düşünceleridir. (29.10.33
tarihli sohbet)
- Büyük ve hayali şeyleri YAPMADAN
YAPMIŞ GİBİ GÖRÜNMEK yüzünden bütün dünyanın husumetini,
garazını, kinini bu memleketin ve bu milletin üzerine
celbettik.
- Biz PAN-İSLAMİZM yapmadık, belki
"yapıyoruz, yapacağız" dedik... Düşmanlarımız da "yaptırmamak
için bir an evvel öldürelim" dediler... PAN-TURANİZM yapmadık,
"yapıyoruz" dedik... Yine "öldürelim" dediler... Bütün dava
bundan ibarettir!..
- Böyle yapmadığımız veya
yapamadığımız mefhumlar üzerinde düşmanlarımızın adedini ve
üzerimize olan tazyikatını tezvid etmekten ise, HADD-İ
TABİİ'ye, HADD-İ MEŞRU'a rücu edelim. Haddimizi bilelim... Biz
HAYAT ve İSTİKLAL isteyen milletiz ve YALNIZ VE ANCAK BUNUN
İÇİN HAYATIMIZI İBZAL EDERİZ!..(1.12.21) (Bakınız:TÜRKÇÜLÜK
İLKESİ- AÇIKLAMALAR-2, 8)
- Siyasi varlığımızın
haricinde, başka ellerde, BAŞKA SİYASİ ZÜMRELERDE isteyerek
veya istemeyerek mukadderat ortaklığı etmiş, bizimle DİL, IRK,
MENŞE BİRLİĞİ'ne malik ve hatta yakın uzak TARİH ve AHLÂK
YAKINLIĞI GÖRÜLEN TÜRK CEMAATLERİ VARDIR... BU HAL, TÜRK
MİLLETİ İÇİN ELEM VERİCİ BİR HATIRADIR!..
- Şu kadarını
belirtmeliyim ki, ben her şeyden evvel bir TÜRK
MİLLİYETÇİSİ'yim!.. Böyle doğdum, böyle öleceğim!.. TÜRK
BİRLİĞİ'nin bir gün hakikat olacağına inancım vardır!.. Ben
görmesem bile, gözlerimi dünyaya onun rüyaları içinde
kapayacağım!..
- YARININ TARİHİ yeni fasıllarını TÜRK
BİRLİĞİ ile açacaktır!.. DÜNYA SÜKÛNUNU BU FASILLAR İÇİNDE
BULACAKTIR!.. Kaşgarlı Mahmud'un "Divan-ı Lügat-ıt TÜRK"ünde
dediği gibi, "TANRI TÜRK'Ü İNSANLIK, ŞERİRLERİNDEN ŞAKİLERDEN
KURTULSUN DİYE YARATTI!..(Mahmut Esat Bozkurt'tan nakil)
- Bizim yolumuzu çizen, içinde yaşadığımız YURT, bağrından
çıktığımız TÜRK milleti, ve bir milletler tarihinin binbir
facia ve ızdırap kaydeden yapraklarından çıkardığımız
neticelerdir.
- Bizim milletimizin hayat-ı esasını
düşünelim... Bu düşünce bizi elbette 6-7 asırlık OSMANLI
TÜRKLERİ'nden SELÇUKLU TÜRKLERİ'ne, ve ondan evvel bu
devirlerin her birine muadil olan büyük TÜRK DEVRİ'ne
ulaştırır!..
- TÜRK milleti Kurtuluş Savaşı'ndan beri,
hatta bu savaşa atılırken bile, MAHKÛM MİLLETLER'in HÜRRİYET
ve BAĞIMSIZLIK davaları ile ilgilenmeyi, o davalara yardım
etmeyi benimsemiştir!.. Böyle olunca, kendi SOYDAŞLARI'nın
HÜRRİYET ve BAĞIMSIZLIK'larına kayıtsız davranması elbette
uygun görülemez!..
- Fakat MİLLİYET davası şuursuz ve
ölçüsüz bir şekilde müdafaa ve mütalaa edilmemelidir!..
MİLLİYET DAVASI SİYASİ BİR MÜCADELE KONUSU OLMADAN ÖNCE,
ŞUURLU BİR ÜLKÜ MESELESİDİR!.. (9) ŞUURLU ÜLKÜ demek, MÜSBET
İLME, MÜSBET USÜLLERE DAYANDIRILMIŞ HEDEFLİ BİR GAYE DEMEKTİR.
- O HALDE PROPOGANDALARDA MÜSBET USÜLLERE MÜRACAAT ETMEK
ŞARTTIR... HAREKETLERİN İMKÂN SINIRLARI VE SIRALARI, MUTLAKA
HESABA KATILMALIDIR!.. (10)
- TÜRKİYE DIŞINDA kalmış
olan TÜRKLER, ilkin KÜLTÜR meselesiyle ilgilenmelidirler...
Nitekim biz TÜRKLÜK davasını, böyle bir müspet ölçüde ele
almış bulunuyoruz... Büyük TÜRK tarihine, TÜRK DİLİ'nin
kaynaklarına, zengin LEHÇELERİ'ne, eski TÜRK ESERLERİ'ne önem
veriyoruz... BAYKAL ötesindeki YAKUT TÜRKLERİ'nin dil ve
kültürlerini bile ihmal etmiyoruz!..
- TÜRK!.. Bu
memleket dünyanın beklemediği, asla ümit etmediği bir müstesna
mevcudiyetin yüksek tecellisine sahne oldu... Bu sahne 7000
YILLIK bir TÜRK BEŞİĞİ'dir.
- Beşik tabiatın
rüzgarlarıyla sallandı... Beşiğin içindeki çocuk tabiatın
yağmurlarıyla yıkandı... O çocuk tabiatın şimşeklerinden,
yıldırımlarından, kasırgalarından evvelâ korkar gibi oldu...
Sonra onlara alıştı... Onları tabiatın babası sandı, onların
oğlu oldu... Bir gün o TABİAT ÇOCUĞU, tabiat oldu... Şimşek,
yıldırım, GÜNEŞ oldu... TÜRK oldu!.. (11)
- TÜRK
budur!.. Yıldırımdır!.. kasırgadır!.. DÜNYAYI AYDINLATAN
GÜNEŞTİR!..
- Bizim TÜRK milletimiz eski ve şerefli bir
millettir... Zaten ORTA ASYA'nın ALTAY yaylasında yetiştiği
için, KARTALLARIN MEZİYETLERİ'ni daha gençliğinde
kazanmıştır... TA UZAKLARDAN GÖRÜR!.. HIZLI bir UÇUŞU vardır
ve bu RUH'u barındıracak kadar KUVVETLİ bir BEDEN sahibidir...
Zaten maddi olsun, dımaği olsun, HİÇ BİR SIKICI HUDUT İÇİNDE
DURMAZ!.. Yaradılışta olduğundan, yüksek anayurdunun dünyadan
uzak vaziyetine isyan etmiştir. (12)
- İşte o zaman bu
ilk TÜRKLER başlarını alarak dünyanın hem batısına, hem
doğusuna yayıldılar... Yılmaz atalarımızın bu ilk
saldırılarıyla, bugünün TÜRK MİLLETİ olan bizler pek ziyade
alâkadarız!..
- Kadim ETİLER'imiz, atalarımız, bugünkü
yurdumuzun ilk ve otokton sakini ve sahibi olmuşlardır!..
TÜRKLÜĞÜN MERKEZİ'ni ALTAYLAR'dan ANADOLU-TRAKYA'ya
getirmişlerdir. (1.1.33)
- ASYA HUN İMPARATORLUĞU'nun
kuruluş tarihi Çin'de imparatorluk kuruluş tarihiyle başlar...
Çin'in M.Ö. 13. asra ait vesikaları bunu böyle kaydeder. (13)
- Basit sallarla ANADOLU'dan RUMELİ'ye geçen, ve İSLAM'ı ta
VİYANA kapılarına kadar götüren TÜRK kahramanlarıydı!.. Bir
ihanete uğramasalardı, TÜRK'ün gücünü çok daha ilerilere
götürebilirlerdi!..(14)
- Cihan tarihinde bir CENGİZ,
bir SELÇUK, bir OSMANLI devleti tesis eden ve bunların hepsini
hadiselerde tecrübe eyleyen TÜRK MİLLETİ, bu defa doğrudan
doğruya kendi nam ve sıfatında bir devlet tesis ederek, bütün
felaketlerin karşısında doğuştan taşıdığı kaabiliyet ve
kudretle yerini aldı. (2.1.1923)
- MİLLETİMİZİN YÜKSEK
KARAKTERİNİ, YORULMAZ ÇALIŞKANLIĞINI, ZEKÂSINI, İLME
BAĞLILIĞINI, GÜZEL SANATLARA OLAN SEVGİSİNİ, MİLLİ BİRLİK
DUYGUSUNU MÜTEMADİYEN ve her türlü vasıta ve tedbirlerle
birlikte besleyerek İNKİŞAF ETTİRMEK, MİLLİ ÜLKÜMÜZDÜR!.. (15)
- Nasıl bakarken gözlerimizin farkında değilsek, ama bizim
görmemizi sağlıyorsa, ÜLKÜ de bütün davranışlarımızda,
farkında olmadan yaşar ve bize yön verir.
- Aynı iman
ve kat'iyetle söylüyorum ki, MİLLİ ÜLKÜ'yü tam bir bütünlükle
yürütmekte olan TÜRK milletinin BÜYÜK MİLLET olduğunu, bütün
medeni âlem az zamanda bir kere daha tanıyacaktır.
-
Biz MİLLİYET fikirlerini tatbikte çok gecikmiş ve ilgisizlik
göstermiş bir milletiz... Bunun zararlarını, fazla faaliyetle
telafiye çalışmalıyız!.. (Bakınız:TÜRKÇÜLÜK İLKESİ-
AÇIKLAMALAR-3, 16)
- İnsanlara MİLLİYET duygularını
unutturup, onları bir "dünya devleti" içinde birleştirme
düşüncesi, gerçekçi değildir!..
- İnsanlara her türlü
özel duygu ve bağlarını unutturup "tam kardeşlik ve eşitlik"
içerisinde birleştirerek "insani bir devlet" kurmak nazariyesi
de, kendine mahsus şartlara bağlıdır.
- Bilirsiniz ki,
MİLLİYET nazariyesini, MİLLİYET ülküsünü çözüp dağıtmaya
çalışan nazariyelerin dünya üzerinde tatbik kaabiliyeti
bulunamamıştır... Çünkü tarih, hadiseler, müşahedeler;
insanlar ve milletler arasında hep milliyetin hâkim olduğunu
göstermiştir... Ve MİLLİYET prensibi aleyhindeki büyük ölçüde
fiili tecrübeler rağmen, yine MİLLİYET hissinin öldürülemediği
ve yine yaşadığı görülmektedir.
- Bahusus bizim
MİLLETİMİZ MİLLİYETİNDEN TEGAFÜL EDİŞİNİN ÇOK ACI CEZALARINI
GÖRDÜ... OSMANLI İmparatorluğu dahilindeki akvam-ı muhtelife
hep milli akidelere sarılarak milliyet mefkûresinin kuvvetiyle
kendilerini kopardılar... Biz ne olduğumuzu, onlardan ayrı ve
onlara yabancı bir millet olduğumuzu, sopa ile içlerinden
kovulunca anladık... Kuvvetimizin zaafa uğradığı anda bizi
tahkir, tezlil ettiler... Anladık ki, KABAHATİMİZ KENDİMİZİ
UNUTMAKLIĞIMIZMIŞ!.. (25.3.23)
- OSMANLI hakanlarının
amacı büyük bir imparatorluk kurmaktı... Bu amaçla asıl TÜRK
MİLLETİ kullanıldı... İç siyasetlerini dış siyasetlerine
uydurunca, zaptettikleri ülkelerdeki bütün ulusları dilleri,
dinleri, gelenekleri, her şeyi başka başka olan ve bir çok
ulustan olan bu topluluğu, olduğu gibi muhafazaya
kalkıştılar... Onlara bütün bu özelliklerini saklı
bırakabilecek İSTİSNALAR, ayrıcalıklar bahşettiler.
-
Buna karşılık asıl TÜRKLER uzun seferler, fetihler yapmakla,
savaş alanlarında ölmekle, zaptolunan ülkeleri ve halkını
beslemekle kendi kendini tahrip ediyordu... Bundan dolayı
millet, ESAS UNSUR, kendi evinde kendi yurdunda ve kendi
gerçek hayat sebebini geliştirmek için çalışmaktan tamamen
yoksundu. Bununla da kalmıyordu... Yeni fethedilen ülkeler
halklarını ve ecnebileri hoşnut kılabilmek için asıl TÜRK
MİLLETİ'nin hakkından, hayat kaynaklarından ve ekonomisinden
pek çok şeyler LÜTUF, BAĞIŞ olarak veriliyordu.
-
İtirafa mecburuz ki, şimdiye kadar hakiki, ilmî, müsbet
manasıyla MİLLÎ bir DEVİR yaşamadık!.. (29.10.23) (17)
- Yüzyıllardan beri DOĞU'da gadre ve zulme uğramış TÜRK
milleti gerçekten sahip olduğu vasıflardan yoksun
sayılıyordu... Son yıllarda milletimin fiilen gösterdiği
YETENEK, ANLAYIŞ, KAVRAYIŞ kendisine kötü gözle bakanların ne
kadar gafil, bilgisiz, görünüşe kanan insanlar olduğunu ispat
etti!.. (29.10.23)
- DÜNYANIN BİZE HÜRMET GÖSTERMESİNİ
İSTİYORSAK; EVVELÂ BİZ KENDİMİZE, BENLİĞİMİZE, MİLLİYETİMİZE
BU HÜRMETİ hissen, fikren, fiilen bütün ef'al ve harekâtımızla
GÖSTERELİM!..
- Bilelim ki, MİLLİ BENLİĞİ OLMAYAN
MİLLETLER, BAŞKA MİLLETLERİN ŞİKÂRIDIR!.. (18)
-
MEVCUDİYET-İ MİLLİYE'MİZE DÜŞMAN OLANLARLA DOST OLMIYALIM!..
Böylelerine karşı bir TÜRK şairinin dediği gibi, "TÜRK'ÜM VE
DÜŞMANIM SANA, KALSAM DA BİR KİŞİ!" diyelim!..
-
Düşmanlarımıza bu hakikati ifade ettiğimiz gün; kanaatimize,
mefkûremize, istikbalimize yan bakan her ferdi düşman telâkki
ettiğimiz gün; MİLLİ BENLİĞİMİZE UZANACAK HER ELİ ŞİDDETLE
KIRDIĞIMIZ GÜN; milletin önüne dikilecek her hali devirdiğimiz
gün HALÂS-I HAKİKİ'YE VASIL OLACAĞIZ!.. Ve sizin gibi
münevver, azimli, imanlı gençler sayesinde bu halâsa vasıl
olacağımıza emin olabiliriz. (Konya TÜRK Ocakları)
-
HİÇ BİR DÜŞÜNCE; TÜRK MİLLİ MENFAATLERİ'nin, TÜRK VARLIĞI'nın,
DEVLET'i ve ÜLKESİ'yle BÖLÜNMEZLİĞİ esasının, TÜRKLÜĞÜN TARİHİ
ve MANEVİ DEĞERLERİ'nin, MİLLİYETÇİLİK ve MEDENİYETÇİLİK
KARŞISINDA KORUMA GÖREMEZ! (1932 Anayasası) (19)
-
TÜRK; SOY, DİL, TARİH, DİN, GELENEK GİBİ BAĞLARLA BİRBİRİNE
BAĞLI İNSANLARIN MEYDANA GETİRDİKLERİ BİR TOPLULUKTUR.
- TÜRKİYE CUMHURİYETİ'Nİ KURAN TÜRKİYE HALKINA "TÜRK"
DENİR!..(20) Dünya yüzünde ondan daha büyük, ondan daha eski
bir yurt, ondan daha temiz bir millet yoktur ve bütün insanlık
tarihinde görülmemiştir.
- GÖÇMENLER, kaybedilmiş
topraklarımızın hatıralarıdır.
- Bugün MİLLETLER aşağı
yukarı KARDEŞ olmuşlardır...(17.3.37)
- Bugün içimizde
bulunan HIRİSTİYAN, MUSEVİ VATANDAŞLAR MUKADDERAT VE
TALİHLERİNİ TÜRK MİLLİYETİ'NE VİCDANİ ARZULARİYLE BAĞLANDIKTAN
SONRA, KENDİLERİNE yan gözle YABANCI NAZARIYLA BAKMAK, MEDENİ
TÜRK MİLLETİ'NİN ASİL AHLÂKINDAN BEKLENEBİLİR Mİ?.. (21)
- MİLLET; DİL, KÜLTÜR ve MEFKÛRE İLE birbirine BAĞLI
vatandaşların teşkil ettiği BİR HEYETTİR.
- Zengin bir
HATIRA mirasına sahip bulunan, BERABER YAŞAMAK hususunda
müşterek arzu ve muvafakatte samimi olan, ve SAHİP OLUNAN
MİRASIN MUHAFAZASINA beraber DEVAM HUSUSUNDA İRADELERİ
MÜŞTEREK olan insanların birleşmesinden meydana gelen
CEMİYET'e MİLLET denir.
- DİN BİRLİĞİ'nin de bir MİLLET
teşkilinde müessir olduğunu söyleyenler vardır... Fakat biz,
TÜRK MİLLETİ tablosunda bunun aksini görmekteyiz... TÜRKLER
İSLAM dinini kabul etmeden evvel de büyük bir millet idi... Bu
din ne Araplar'ın, ne Acemler'in, ne vesairenin TÜRKLER'le
birleşip bir millet teşkil etmelerine tesir etmedi. (22)
- Gerçekten maziden MÜŞTEREK ZAFER VE YEİS MİRASI, İSTİKBALDE
gerçekleştirilecek AYNI PROGRAM, BERABER SEVİNMİŞ OLMAK,
beraber AYNI ÜMİDİ BESLEMİŞ OLMAK!... Bunlar elbette bugünün
medeni zihniyetinde diğer her türlü şartların üstünde mânâ ve
şumül alır.
- MİLLET; SİYASİ VARLIKTA BİRLİK, YURT
BİRLİĞİ, DİL BİRLİĞİ, IRK ve MENŞE BİRLİĞİ, TARİHİ karabet ve
AHLÂKİ KARABET'TEN MEYDANA GELİR.
- Bu tarif tetkik
olunursa, bir milleti teşkil eden insanların KIYMET, KUVVET,
ve VİCDAN HÜRRİYETİ'yle, İNSANİ HİSS'e gösterilen riayet,
kendiliğinden anlaşılır. (23) TÜRK MİLLETİ'nin teşekkülünde
mevcut olan bu şartlar, diğer milletlerde kâmilen yok gibidir.
- TÜRK milleti MİLLİ HİSS'i, İNSANİ HİS'le yanyana düşünmekten
zevk alır!.. Vicdanında MİLLİ HİSS'in yanında İNSANİ HİSS'in
şerefli yerini daima muhafaza etmekten iftihar duyar!.. Çünkü
TÜRK milleti bilir ki, bugün medeniyetin yolunda bağımsız ve
fakat kendileriyle paralel yürüdüğü bütün medeni milletlerle
KARŞILIKLI İNSANİ ve MEDENİ İLİŞKİ elbette gelişmemize devam
için lâzımdır.
- Ve yine malumdur ki, TÜRK milleti her
medeni millet gibi, geçmişin bütün devirlerinde KEŞİFLERİYLE,
BULUŞLARIYLA medeniyet âlemine HİZMET ETMİŞ İNSANLARIN
KIYMETİNİ TAKDİR ve hatıralarını hürmetle muhafaza EDER...
TÜRK MİLLETİ İNSANİYET ÂLEMİ'nin samimi biri ailesidir.
- En geniş insani düşüncelere MİLLET denilen varlığın özünden
varılabilir.
- MİLLET, MİLLETİN RUH SAATİ, MÜZİĞİ,
EDEBİYATI ve bütün GÜZEL SANATLARI; güzel olan KUTSAL
KAVGA'NIN İLAHİ ŞARKILARINI sonsuz bir VATAN AŞKI'nın büyük
heyecanı ile DAİMA SÖYLEMELİDİR!.. (24)
- TÜRKİYE
halkı, IRKEN veya DİNEN ve HARSAN yekdiğerine karşı HÜRMET-İ
MÜTEKABİLE ve FEDAKÂRLIK hissiyatı ile meşhun ve MUKADDERAT ve
MENAFİ-İ MÜŞTEREK olan bir heyet-i içtimaiyedir.(1922)
- Ben TÜRK ELİ'nin kahraman bir bucağındayım... Yazık ki oraya
"Bekir Diyarı" diyorlar... Fakat özünde TÜRK DİYARI idi. Bizim
diyarımız OĞUZ TÜRKÜ'nün has kaynağıdır!.. Biz de bu yüce
kaynağın çocuklarıyız. (26.9.32 Diyarbakır) (Bakınız:TÜRKÇÜLÜK
İLKESİ- AÇIKLAMALAR-4, 25)
- Çocuklarımıza ve
gençlerimize vereceğimiz tahsilin hududu ne olursa olsun,
onlara esaslı olarak şunları öğreteceğiz: MİLLİYETİNE ve TÜRK
DEVLETİ'NE BAĞLILIK!.. Fertleri bu mücadele sebepleri ve
araçlarıyla mücehhez olmayan milletler için YAŞAMA HAKKI
yoktur!..
- Bir MİLLETİN TABİİ HUDUTLARI dağlar ve
ırmaklar değildir, isnat ettiği MİLLİYETİN LİSANI ve DİNİ
SINIRLARIDIR!..
- En bariz ve en kat'i ve en maddi
delail-i tarihiyeye istinaden beyan edebiliriz ki, TÜRKLER 15
asır evvel ASYA'nın göbeğinde muazzam devletler teşkil etmiş,
ve insanlığın her türlü kabuliyetine tecelligah olmuş birer
unsurdur... Sefirlerini Çin'e gönderen ve Bizans'ın
sefirlerini kabul eden bir TÜRK DEVLETİ, ecdadımız olan TÜRK
milletinin teşkil eylediği bir devlettir. (29.10.33)
-
TÜRK MİLLETİ Asya'nın garbında ve Avrupa'nın şarkında olmak
üzere kara ve deniz sınırlarıyla ayırt edilmiş, dünyaca
tanınmış büyük bir yurtta yaşar... Onun adına "TÜRK ELİ"
derler!..(26) TÜRK YURDU daha çok büyüktür... Yakın ve uzak
zamanlar düşünülürse, TÜRK'E YURTLUK ETMEMİŞ BİR KIT'A
YOKTUR!.. Bütün dünyada, ASYA, AVRUPA, AFRİKA TÜRK atalarına
yurt olmuştur... Bu hakikatler eski ve hususiyle yeni tarih
vesikalarıyla malumdur.
- Fakat bugünkü TÜRK milleti
varlığı için bugünkü yurdundan memnundur... Çünkü TÜRK, derin
ve şanlı geçmişin büyük kudretli atalarının mukaddes
miraslarını bu yurtta da muhafaza edebileceğinden, o mirasları
şimdiye kadar olduğundan çok daha fazla zenginleştireceğinden
emindir.
- AHLÂK'ın MİLLET teşkilinde yeri çok
büyüktür, mühimdir!.. AHLÂK'ın KAYNAĞI toplumdur, MİLLET'tir...
Gerçekten AHLÂKİYET, hususi FERTLERDEN ÂRİ ve BUNLARIN
ÜSTÜNDE, ancak İÇTİMAİ VE MİLLİ OLABİLİR!
- MİLLETİN
İÇTİMAİ NİZAM VE SÜKÛNU, günümüzde ve gelecekte REFAHI,
SAADETİ, SELÂMETİ ve GÜVENLİĞİ, MEDENİYETTE İLERLEMESİ ve
YÜKSELMESİ İÇİN İNSANLARDAN, her hususta İLGİ, GAYRET, nefsin
feragatını gerektiği zaman SEVE SEVE NEFSİNİN FEDASI'nı
isteyen MİLLİ AHLÂK'tır!.. (27)
- Bir milletin namuskâr
bir mevcudiyet, şayan-ı hürmet bir mevki sahibi olması için, o
milletin yalnız ÂLİM ve MÜTEFENNİN bulunması kâfi değildir!..
Her ilmin, her şeyin fevkinde bir hassaya sahip olması
lâzımdır ki, o da o milletin muayyen ve MÜSBET bir SECİYE'ye
malik bulunmasıdır.
- Böyle bir SECİYE'ye malik olmayan
fertler ve böyle fertlerden mürekkep milletler, hiç bir dakika
hakiki bir devlet teşkil edemezler... Böyle milletler birer
FESAT OCAĞI olurlar!..
- TÜRK OCAKLARI'nın esas gayesi
millete MÜSBET bir SECİYE vermektir. TÜRK OCAKLARI milletin
HARS'ı üzerinde mühim tesirler yapmalıdır!..
- Ne vakit
başladığı bilinmeyen zamanlardan beri ŞEREF-İ İSTİKLAL ile
yaşayan milletimiz, en feci bir izmihlal ile nihayet oluyor
gibi görünmüş iken, kayd-ı esarete karşı evladını kıyama davet
eden ECDAT SESİ kalbimizin içinde yükseldi, ve bizi son halâk
mücadelesine davet etti. (28)
- Bu sahada akan TÜRK
kanları, bu semada pervaz eden ŞEHİT RUHLARI DEVLET ve
CUMHURİYET'imizin ebedi muhafızlarıdır. (Dumlupınar, 30.8.24)
- Biz TÜRKLER her çağda ŞARK'IN KILICI'nın KESKİN AĞZI idik!..
Lakin gitgide bir çok LEVANTEN UNSURLAR biz TÜRKLER'e
karıştıklarından OSMANLI İmparatorluğu denilen o milletler
halitası ortaya çıktı. (29)
- BİZ doğrudan doğruya
milletperveriz ve TÜRK MİLLİYETÇİSİYİZ!.. Ama biz öyle
milliyetçiyiz ki, bizimle İŞBİRLİĞİ EDEN bütün MİLLETLERE
HÜRMET ve riayet EDERİZ... Bizim MİLLİYETÇİLİĞİMİZ herhalde
BENCİLCE ve MAĞRURCA bir milliyetçilik DEĞİLDİR!.. Biz
MÜSLÜMAN olduğumuz için, müslümanlık yönünden ÜMMETÇİLİĞİMİZ
de vardır ki, milliyetçiliğin çizmiş olduğu sınırlı çemberi,
geniş bir alana dönüştüren odur. (2.8.20)
- Milli
hayatımızda yediden yetmişe hepimizin bilmesi gereken zafer
günlerimiz olmakla beraber, ACISINI DÜNYA DURDUKÇA İÇİMİZDEN
ATAMIYACAĞIMIZ MİLLİ FELAKET GÜNLERİMİZ DE VARDIR... 1877 Rus
Harbi sonu büyük muhaceretleri!.. TÜRK'ÜN AVRUPA'DAN ADETA
KÖKÜNÜN KAZINMASI İSTEĞİYLE HORTLAYAN HAÇLI ZİHNİYETİNİN
GİRİŞTİĞİ TOPLU KATLİAMLAR!.. 1912 Balkan Savaşı ve TÜRKLER'e
reva görülen zulüm ve İŞKENCELER!.. Tarihin bu acı mirasları
her TÜRK'ün kalbinde unutulmamak üzere dünya durdukça muhafaza
edilmelidir. (30)
- Milletimizin kalbinde HİSS-İ
İNTİKAM olmalı!.. Bu alelade bir intikam değil; hayatına,
ikbaline, refahına düşman olanların mazarratlarını izaleye
matuf bir intikamdır. (16.3.1923)
- Bütün dünya
bilmelidir ki, karşımızda böyle bir düşman oldukça, onu
affetmek elimizden gelmez. DÜŞMANA MERHAMET, ACZ VE ZAAFTIR!..
Bu insaniyet göstermek değil; İNSANLIK HASSASI'nın zevalini
ilan etmektir!.. (16.3.1923)
- Bizim vuzuh ve tatbik
kaabiliyeti gördüğümüz siyasi meslek, MİLLİ SİYASET'tir!..
Dünyanın bugünkü umumi şartları ve asırların dimağlarda ve
karakterlerde topladığı hakikatler karşısında, hayale kapılmak
kadar büyük bir hata olmaz!.. Tarihin ifadesi budur. İlmin,
mantığın, aklın ifadesi böyledir. (31)
- Milletimizin
KUVVETLİ, MESUT ve MUSTAKAR yaşayabilmesi için, DEVLETİN
TAMAMİYLE MİLLİ BİR SİYASET TAKİP ETMESİ ve BU SİYASETİN İÇ
TEŞKİLATIMIZA TAMAMEN UYGUN OLMASI ve ONA DAYANMASI LÂZIMDIR.
- MİLLİ SİYASET'ten kastettiğim mânâ şudur: MİLLİ SINIRLARIMIZ
İÇİNDE her şeyden önce KENDİ KUVVETİMİZE DAYANARAK VARLIĞIMIZI
KORUYUP, MEMLEKETİN İÇ SAADET VE İMARINA ÇALIŞMAK!..(Nutuk sf.
276)
- TÜRK MİLLETİ'nin içtimai nizamını bozmaya
müteveccih didinmeler, boğulmaya mahkûmdur. TÜRK MİLLETİ
kendisinin ve memleketinin yüksek menfaatleri ALEYHİNE
ÇALIŞMAK İSTEYEN müfsid, sefil, VATANSIZ, MİLLİYETSİZ SEBÜK
MAĞZLARIN hezeyanlarındaki gizli ve KİRLİ EMELLERİNİ
ANLAMIYACAK VE ONLARA MÜSAMAHA GÖSTERECEK BİR HEYET DEĞİLDİR!
- TÜRK milletinin EBEDİ FEYZ'inden, müesses AHLÂK
KAİDELERİ'nden henüz nasibini almamış veya bu İLAHİ NİMET'ten
bir idraksizlik sonucu mahrum kalma talihsizliğine uğramış bu
bedbaht yığınlar, elbet bir gün gafletten uyanacak ve aziz
milletimizin gösterdiği huzur verici hürriyet ve demokrasi
yolunda ilerleyen yarının en güçlü güven kaynağı ve sevgiyi
bilen MİLLİ RUH'un temsilcisi TÜRK GENÇLİĞİ'ne ve büyük
milletimize katılacaklardır.
- Yüzyıllardır ulusumuzu
yöneten HÜKÜMETLER DOĞU'yu ve BATI'yı TAKLİT'ten
kurtulamadıklarından, sonuç ulusun cahillikten kurtulamaması
olmuştur!.. (1.3.22) (32)
- Bir milletin MUTLULUK
saydığı şey, diğer bir millet için FELAKET olabilir!.. O halde
bir millet KENDİNE GÖRE MUTLULUK sayacağı bir şeye erişebilmek
için başvurduğu gereç ve vasıtalar, KENDİ RUHUNDAN çıkarsa, o
vakit maksada varabilir.
- Her milletin kendine mahsus
GELENEKLER'i, kendine mahsus ÂDETLER'i, kendine göre MİLLİ
HUSUSİYETLER'i vardır... HİÇ BİR MİLLET aynen DİĞER BİR
MİLLETİN TAKLİTÇİSİ OLMAMALIDIR!.. ÇÜNKÜ BÖYLE BİR MİLLET NE
TAKLİT ETTİĞİ MİLLETİN AYNI OLABİLİR, NE DE KENDİ MİLLİYETİ
İÇİNDE KALABİLİR!.. BUNUN NETİCESİ, ŞÜPHESİZ Kİ ÇOK ACIDIR!..
- BİLELİM Kİ, MİLLİ BENLİĞİNİ BİLMEYEN MİLLETLER, BAŞKA
MİLLETLERE YEM OLURLAR!..
- TÜRKLER'İ bütün dünyaya
GERİ bir millet olarak TANITAN GÖRÜŞ, bizim İÇİMİZE de
GİRMİŞTİR!.. "400 çadırlık bir kabile"den bir MİLLET ve
İMPARATORLUK ve MİLLİ TARİHİ'ni başlatmak suretiyle!..
İmparatorluk zamanında dahi bazı Türklerin görüşleri de bu
merkezde idi.
- Milletimiz ufak bir aşiretten
anavatanda müstakil bir DEVLET tesis ettikten başka GARP
âlemine, DÜŞMAN içine girip ve orada azim müşkilat içinde bir
İMPARATORLUK vücude getirdi... Bu imparatorluğu 600 seneden
beri tam bir heybet ve azametle devam ettirdi... Buna muvaffak
olan bir DEVLET, elbette ki yüksek SİYASİ ve İDARİ
NİTELİKLER'e sahiptir... Böyle bir vaziyet yalnız KILIÇ
kuvvetiyle vücude getirilemezdi!.. (33)
- Cihanın
malûmudur ki, OSMANLI DEVLETİ pek geniş olan ülkesinde bir
huduttan diğer hududa ordusunu fevkalâde sür'atle ve tamamen
mücehhez olarak naklederdi... Ve bu orduyu aylar, belki
senelerce iyi başlar idare ederdi... Böyle bir hareket yalnız
ORDU TEŞKİLATI'nın değil, bütün İDARİ ŞUBELER'in
MÜKEMMELLİYET'ini ve KAABİLİYETLİ olduğunu gösterir.
-
Evvela millete TARİH'ini, ASİL bir millete mensup bulunduğunu,
BÜTÜN MEDENİYETLERİN ANASI olan ileri bir milletin çocukları
olduğunu göstermeliyiz.
- Büyük devletler kuran
ECDADIMIZ, büyük ve şumüllü medeniyetlere de sahip olmuştur...
Bunu aramak, tetkik etmek, TÜRKLÜĞÜ CİHANA BİLDİRMEK, bizler
için bir borçtur!.. TÜRK GENÇLİĞİ, ECDADINI TANIDIKÇA, DAHA
BÜYÜK İŞLER YAPMAK İÇİN KENDİNDE KUVVET BULACAKTIR!..
-
Bu dünyadan göçerek TÜRK milletine veda edeceklerin
çocuklarına, kendisinden sonra yaşayacaklara son sözü şu
olmalıdır:
" Benim TÜRK milletine, TÜRK cemiyetine,
TÜRKLÜĞÜN İSTİKBALİ'ne ait ödevlerim bitmemiştir!.. Siz onları
tamamlayacaksınız!... Siz de sizden sonrakilere, benim sözümü
tekrar ediniz!.."
- Bu sözler bir ferdin değil, bir
TÜRK MİLLETİ duygusunun ifadesidir... Bunu her TÜRK bir PAROLA
gibi kendinden sonrakilere mütemadiyen tekrar etmekle son
nefesini verecektir... Her TÜRK ferdinin son nefesi, TÜRK
MİLLETİNİN NEFESİNİN SÖNMİYECEĞİNİ, ONUN EBEDİ OLDUĞUNU
göstermelidir!..(34)
- YÜKSEL TÜRK!.. SENİN İÇİN
YÜKSEKLİĞİN HUDUDU YOKTUR!.. İşte PAROLA budur!..
- Bu
ÜLKÜ'müzü açıkça ifade etmeliyiz!.. Onu imanla duymalı ve onu
hiç yılmadan takip etmeliyiz.
- TÜRKÇÜLÜK bir bayrak
gibidir... Bu bayrağı VATAN'ın her köşesinde durmadan
dalgalandırmak, her TÜRK'ün İLK ve MİLLİ VAZİFE'sidir!..
- Benim yaradılışımda FEVKALÂDE olan bir şey varsa TÜRK olarak
dünyaya gelmemdir!...
- Benim hayatta YEGÂNE fahrim,
servetim TÜRKLÜK'ten başka bir şey değildir!..
- TÜRK
MİLLETİ'NİN KARAKTERİ YÜKSEKTİR!.. TÜRK milleti ÇALIŞKANDIR!..
TÜRK milleti ZEKİDİR!.. TÜRK milleti MİLLİ BİRLİK ve
BERABERLİK ile güçlükleri yenmesini bilmiştir. (29.10.33)
- TÜRK MİLLETİ, DEVLET KURMAK, VATAN KURMAK KUDRETİNDE KENDİ
CEVHERİNDEKİ KIYMET VE FAZİLETLERE İSTİNAT EDEN YAPICI VE
YARATICI BİR MİLLETTİR!..
- TÜRK çetin işler başarmak
için yaratılmıştır!..
- TÜRK'e MÜSBET ve İYİ bir şey
veriniz... Bunu reddetmesi ihtimali yoktur!..
- TÜRK,
öğün!.. Çalış!.. Güven!..(35)