Of Aman Nalan, 1,5 senelik aradan sonra yeni
albümü ‘Adresi Biliyorsun’ ile sevenlerinin
karşısında.
Son dönemlerde örneklerine sıkça rastlanan
suni gündemlerin bir işe yaramadığını, o
insanların çarçabuk yok olup, kayıp hayatlar
listesini uzattığını ileri süren şarkıcı, ‘Şarkı
söyleyemezsem, beste yaparım. Onu da mı
yapamıyorum, limon satarım. Bilindik star
kavramında biri değilim. İş konusunda kimseden
utanmam’ diyor.
Yeni bir albüm, yeni
bir heyecan... Modaya uyup nostaljik şarkıları
da unutmamışsın...
1,5 seneden sonra,
yedi aylık bir çalışmayla albümümü çıkardım.
Şarkıların yarısı benim, ama Orhan Gencebay ve
Gülden Karaböcek’ten parçalar da var. Sevdiğim
şarkıları seslendirmek istedim. Umarım gerçek
sahipleri beğenmiştir.
- İlk albüm 1
milyona yakın satmıştı, ikincisi de öyle... Ya
sonrası?
Son beş yıldır korsan
hepimizin rakamlarını o kadar çok düşürdü ki..
Yine de bu satmıyor ya da sevilmiyoruz anlamına
gelmiyor. Artık daha fazla satıyoruz çünkü
korsan çok ucuz! Buna karşın resmi rakam öyle
görünmüyor.
- İlk albümünden bu yana,
12 yıl içinde hayatında neler
değişti?
Hiçbir şey değişmedi. Ben
gezmeyi ya da lüks yaşamı çok seven biri
değilim. Yaşıtlarım gece kulüplerinde gezerken,
ben evimde çay içip müzik dinliyordum.
Küçüklüğümden beri bu böyleydi. Konservatuarın
insanı çok olgunlaştırdığına inanıyorum.
- Kazancını nasıl
değerlendiriyorsun?
Kendime ait bir
evim, bir arabam var. Kasetlerden hiçbir zaman
çok fazla şey bekleyemiyoruz. Ayrıca ben paramı
çok aptalca harcıyorum. Borcum var diyene para
veriyorum, sonra o paralar bana geri dönmüyor,
dostluklarım da bitiyor. Ailem olmasa evim bile
olmazdı.
- Hálá ailenle mi
yaşıyorsun?
Ailemden ayrılmadım,
ayrılmayı da düşünmüyorum. Annem, ablam ve beş
köpeğimizle çok mutluyum. Yalnız yaşayamam
zaten, çok korkarım.
- Erkek
arkadaşınla yaşamayı hiç düşünmedin
mi?
Bana göre değil o...
-
Tutucu olduğunu söyleyebilir
miyiz?
Tutuculuktan değil aslında.
Bunu küçüklükten beri doğru bulmuyorum. Kadının
sömürüldüğü bir dünyada beraber yaşamak,
kadınlara artı değil eksi getiriyor. Ancak
evlendiğim zaman sevdiğimle aynı evi paylaşırım.
Kaldı ki sevgilisiyle yaşayan birçok arkadaşım
vardı, ayrıldıklarında eşyaları ve evi
paylaşamadılar. Hiçbir güvencen yok.
-
Sana hiç sevdiğin bir erkekten bu tarz teklif
gelmedi mi?
Şimdiye kadar hiçbir
erkek arkadaşım böyle bir konu açmadı. Zaten
konuştuğu an bitirirdim! Ama evlilik teklifi
aldım. Hazır hissetmediğim için de kabul
etmedim. Evliliğin getirdiği sorumluluğu
kaldırabilir miyim bilmiyorum. Kaderimde varsa
bir gün evlenirim.
- Medyatik olmak bu
piyasada iş açısından avantaj... Ama senin böyle
bir kaygın da yok...
Aslında her şey
50 kişi etrafında dönüyor. Diğerleri bir ara
çıkıyorlar, gündem yaratıyorlar ve sonra yok
oluyorlar. Bir sürü kayıp hayat yani... Bu
camiada bir şeylere imza atmak istiyorsan, kısa
yolları değil daha zor ve uzun yolları seçmen
lazım. Ben ona inanıyorum. Benim besteci ve söz
yazarı yönüm var, evimde işimi yapıyorum.
Hayatımı sterilleştirmeye çalışıyorum ki
yaptığım işe katkıda bulunabileyim. Tek kavgam
bu. Bir insan albümünü çıkardıktan sonra üç ay
tanıtımını yapıp, sonrasında çekilmeli. Halk
hoşlanmıyor aynı suratı görüp ve aynı
konuşmaları duymaktan çünkü...
- Hiç
mi sıkıntı yaşamadın bu
yüzden?
Yaşadım tabii... Yıllarca
hiçbir kasetten para kazanmadığım için gece
kulüplerinde çalıştım. Altı sene, dile kolay...
Hem de haftanın altı gecesi çıkıyordum. Sonra
ekonomik krizlerden dolayı sahneden kazandığımız
para azaldı. Bir de tüm kardeşlerin seninle
çalışıyorsa, zorluklar oluyor. Ama şükürler
olsun artık kriz yaşamıyorum, her şey yerli
yerine oturdu.
- Sahne olmasa, şarkı
söylemesen ne yapardın?
Beste yaparak
da yaşarım. Onu da mı yapamıyorum, limon bile
satarım. Bilindik star kavramında bir insan
değilim. Kaprislerim yoktur. İş konusunda
kimseden utanmam. Bir gün bitersem, gider limon
satarım. Kimseye ağlanmam, namusumla, gururumla
limon satıp hayatımı sürdürürüm.
-
Şarkılarını isteyen herkese veriyor
musun?
Ben şarkılarımı
söyleyebileceğine inandığım şarkıcılara
veriyorum. Artık bestecilerin de seçici olması
gerek.
- Çok büyük paralar da verilse,
satmaz mısın besteni?
Benim hayatımda
her şey para değil. Demet Akalın’a şarkımı
arkadaşlarım araya girdi diye verdim. Ama onun
diğerlerinden büyük bir farkı var, hepsinden iyi
okuyor. Şarkımı iyi taşıdığına inandım yani...
- Yurtdışına açılma konusu yine
gündemde.. Senin böyle bir planın yok
mu?
Türkiye’nin her köşesinde varlar
da bir yurtdışı kaldı sanki! Gerçi insanlar
hayal ettikleri sürece varlar. Tarkan bunu
başarabilirdi, ama hálá yurtdışı albümü
çıkarmadı, üzülüyorum. Tarkan’da gerçekten o
yetenek ve karizma vardı. Türkiye’de bana o
ışığı veren bir kişi daha görmüyorum. O ayrı bir
ışık, Tarkan’dan başka kimsede yok.
-
Rakip, rekabet gibi sözcüklere de uzaksın
sen...
Herkesin ayrı ayrı meziyetleri
var. Ben Allah’ın verdiği meziyetleri kıskanmam.
Rekabet güzel ama birilerini rakip görmek beni
ilgilendirmiyor. Hatta birbirlerini yiyorlar
bazen, bunun da danışıklı dövüş olduğunu
biliyorum.
- Senin kavgalarına pek
şahit olmadık. Sabrını ne
taşırır?
Bana iftira atılırsa kükrer
ve kavga ederim! Onun haricinde biri ‘Maymuna
benziyorsun’ bile dese umurumda değil.
- Artık kliplerde görsellik çok ön
planda. Bu konuda sen ne
diyeceksin?
Son zamanlarda
çekilenlerde görsellik değil, teşhir var! Bunu
tek bir kişiye mal etmiyorum, birçok kişi
yapıyor bunu. Ama ülkemiz daha bunları
kaldırabilecek yapıda değil. Bayanlarla
konuştuğumda o görüntüler için ‘iğrenç’ diyor,
bu durumda o albümleri erkekler
alıyor!
- Bu konu açılınca herkesin
aklına Gülşen ve ‘Sarışınım’ klibi
geliyor.
Aslında boşuna konuşuluyor
kızcağız. Çünkü onu aratmayacak klipler gördüm.
Ben seksiyim yolunda gidenlerin sonu
mutsuzluk... Bu bir furya ama sonrası çok
ağır.
Sinan’la ilişkim başlamadan
bitti
Sinan Özen’le birlikteliğimin
duyulması benim isteğimle olmadı. Onların haber
vermesiyle öğrenildi. Ben ilişkilerimi göz
önünde yaşamak istemem çünkü... Mesela dört
senelik bir ilişkim vardı, saklamıyordum ama çok
bilindik yerlerde olmayı da tercih etmiyordum.
Beraberliklerimi göz önünde yaşamak, hayatım
boyunca seçmediğim bir yol. Belki de sırf bu
yüzden Sinan’la bir şeyler yaşanabilecekse de
yaşanamadı. Başlamadan bitmiş bir
ilişki.
|