Yaz mevsimi yaklaştıkça üstümüzdeki
ağırlıktan kurtulmak için büyük bir çaba
harcıyoruz.
Sadece palto ve kazakları değil, bacak ve
kalçalarda oluşan selülitlerimizi de gardıroba
kaldırabilsek ne güzel olurdu, değil mi? Bunu
yapamayacağımıza göre selülitle baş etmenin
yollarını öğrenmeye ne
dersiniz?
Özellikle kadınlarda görülen ve
deri altı yağ hücre gruplarının kan ve lenfatik
dolaşımını bozmasıyla oluşan selülit, deride
çöküntülerle ve portakal kabuğu görünümüyle
kendini gösteriyor. Selülit daha çok ergenlik,
hamilelik ve menopoz gibi hormonların daha çok
değişime uğradığı dönemlerde ortaya çıkıyor
olmasına rağmen, kişinin genetik yapısı,
metabolizma hızı, dolaşım sistemi, sindirim ve
boşaltımda yaşadığı sorunlar, doğum kontrol
hapları, alınan hormon ilaçları, dengesiz ve
düzensiz beslenme, aşırı hareketsizlik, stres,
sigara ve
alkol tüketimi de selülit
oluşumunda etken faktörlerdir.
Sıklıkla
bölgesel olan selülit, kilolu, zayıf, balık
etli, uzun, kısa her yaştaki erişkin kadında
görülebiliyor. Selülit nadiren erkeklerde de
oluşuyor, ancak kadınlarda daha büyük sorun
olması, östrojen hormon düzeyinin onlarda daha
fazla olmasıyla ilgili. Selülitin tek nedeni
östrojen değil; başka tetikleyiciler de var.
Sigara damarların en büyük düşmanı. Güçlü bir
damar daraltıcı özelliğe sahip olan sigara,
cildin yeterince beslenmesini engelleyerek
selülite neden oluyor. Hareketsiz yaşam biçimi,
sürekli bacak bacak üstüne atarak oturmak, çok
dar pantolon ve diz altı çorap giymek de dolaşım
sistemini ve lenf sisteminin düzenli çalışmasını
engelleyerek selülite yol açabiliyor. Bunlar,
kişinin yaşam tarzı ve alışkanlıklarına bağlı
etkenler. Ancak selülitin, kan dolaşımındaki
bozukluklar, ailesel yatkınlıklar ve hormonal
etkenler gibi elimizde olmayan nedenleri de var.
Beslenme ve yaşam biçimi sağlıklı bir şekle
dönüştürüldüğünde, selüliti azaltacak yoğun
tedavilere genellikle gerek
kalmıyor.
Selüliti önlemek için ilk alınacak
önlem, sigarayı bırakmak. Düzenli spor yapmak
yalnızca genel vücut sağlığı için değil,
selüliti önlemek için de çok önemli. Günde 30-60
dakika yapılan yürüyüş, bisiklete binmek veya
merdiven inip çıkmak kan dolaşımını düzenleyerek
selülit oluşumunu engelliyor. Yalnızca kilo
vererek selülitten kurtulmak mümkün değil.
Beslenme alışkanlığını değiştirip, bilinçli
beslenmeye geçmek önemli. Beslenme ne kadar tek
yönlü olursa, selülit de o kadar çabuk oluşuyor.
Özellikle fast food ve hazır yemekler dokuları
kötü yönde etkiliyor. Hayvansal yağlar, fazla
şeker ve tuz da oldukça zararlı. Bunlar yağ
hücrelerini şişiriyor, dokularda su birikmesine
yol açıyor ve vücudun atıklardan temizlenmesini
önlüyor. Günlük beslenme programında tuz, şeker
ve yağdan fakir, sebze ve meyvelerden zengin bir
diyet kan dolaşımını artırıp bağırsakların
düzenli çalışmasını sağlıyor. A ve C vitamini
alımını artırmanın selüliti azalttığı
düşünülüyor. Bu nedenle, mutlaka günlük meyve
tüketimine özen göstermek gerekiyor. Bol lifli
gıdalar ve çinko alımı da selüliti engelliyor.
Selülit önlemekte bol su içmek de önemli. Su,
idrar oluşumunu artırarak vücuttan zararlı
maddelerin atılmasını sağlıyor.
Alınacak önlemler
Günde en
2,5 litre su içilmeli.
Rafine şekerlerden
uzak durulmalı ve günlük tuz tüketimi
azaltılmalı.
Yemeklerde kullanılan yağ
miktarı azaltılmalı.
Alkol, sigara, koyu
çay-kahve ve gazlı içeçek tüketimi minimuma
indirilmeli.
Yemekleri pişirirken
kızartma yerine haşlama ya da buğulama yöntemi
tercih edilmeli.
Mümkün olduğunca
mevsiminde ürünler tüketmeye özen göstermeli,
dondurulmuş ve konserve ürünlerden
kaçınılmalı.
Metabolizmanın düzenli
çalışması için öğün atlamamaya özen
gösterilmeli.
Çok sık kilo alıp vermekten
kaçınılmalı.
Günlük alınan posa miktarı
artırılmalı, posanın en iyi kaynakları sebze,
meyve ve kurubaklagiller mutlaka beslenme
sisteminin içerisinde yer almalı.